ÇEK YASASINDAKİ DEĞİŞİKLİKLER

23.09.2016 - 19:21


YATIRIM ORTAMININ İYİLEŞTİRİLMESİ AMACIYLA BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN İLE ÇEK KANUNU’ NA GETİRİLEN YENİLİKLER

09.08.2016 tarihli Resmi Gazete ’de yayınlanan 6728 sayılı kanun, Türkiye’de yatırım ortamının iyileştirilmesi amacıyla İcra ve İflas Kanunu’ ndan Sermaye Piyasası Kanunu’ na kadar birçok kanunda önemli değişiklikler gerçekleştirilmiştir. Ticaret hayatında önem yaratacak değişikliklerin gerçekleştirildiği kanunlardan birisi de 5941 sayılı Çek Kanunu’dur.

I. İKİNCİ MADDEDE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

  Çek Kanununun 2 nci maddesinin;

İkinci fıkrasında yer alan “Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası kayıtlarını,” ibaresi “Risk Merkezi ile adli sicil kayıtlarını ve” şeklinde değiştirilmiştir.

Çek Kanunu’ nun 2. maddesinin 2. fıkrası bağlamında bankalar, çek hesabı açtırmak isteyenlerin yasaklılık durumunu araştırması gerektiği düzenlenmiştir. Söz konusu değişiklik ile çek hesabı açtırmak isteyenlerin adli sicil kaydını bankalara ibraz zorunluluğu getirilmiştir.  6728 sayılı Kanundan önce bankalar, çek hesabı açtırmak isteyenlerin Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası kayıtlarını almakla yükümlüler idi. İş bu değişiklik ile merkez bankası kaydı alma yükümlülüğü kaldırılmış yerine kişilerden Risk Merkezi ile adli sicil kayıtlarını alma yükümlülüğü getirilmiştir.

Üçüncü fıkraya aşağıdaki eklemeler yapılmıştır;

“Muhatap banka; gerçek veya tüzel kişi adına açılması talep olunan çek hesaplarında bunların, sermaye şirketlerinde ayrıca yönetim organında görev yapanlar ile ticaret siciline tescil edilen şirket yetkililerinin çek hesabı açma yasağının bulunmadığı hususunu kontrol ederek, yasağın bulunmadığına ilişkin sorgulama sonucunu muhafaza eder. Bankalar çek hesabı açtıkları kişiler ile çek hesabı sahibi tüzel kişi ise hesap açılış tarihi itibarıyla tüzel kişi tarafından bildirilen işlem yetkililerini 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 780 inci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen sisteme kaydeder.”

 Dördüncü fıkrasında yer alan “yaptığı, temsilcisi veya imza” ibaresi “yaptığı veya ticaret siciline tescil edilen” şeklinde değiştirilmiştir.

Bu fıkranın eski hali “Hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı bulunan gerçek kişinin, yönetim organında görev yaptığı, temsilcisi veya imza yetkilisi olduğu tüzel kişiye çek defteri verilmez.” şeklindeydi. Kanunla getirilen yeni düzenleme ile  “Hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı bulunan gerçek kişinin, yönetim organında görev yaptığı veya ticaret siciline tescil edilen yetkilisi olduğu tüzel kişiye çek defteri verilmez.” halini almıştır.

Yedinci fıkraya aşağıdaki eklemeler yapılmıştır.

“e) Çek hesabı sahibi gerçek kişi ise Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası; tüzel kişilerde ise varsa Merkezi Sicil Kayıt Sistemi (MERSİS) numarası,

f) Çek hesabı sahibi ile düzenleyenin farklı kişiler olması hâlinde, ayrıca düzenleyenin Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası,”
Değişiklikten önce çek defterinin her bir yaprağına çek hesabının numarası, çek hesabının bulunduğu banka şubesinin adı, çek hesabı sahibi gerçek kişinin adı ve soyadı, tüzel kişinin adı, çek hesabı sahibi gerçek veya tüzel kişinin vergi kimlik numarası, çekin basıldığı tarih yazılma zorunluluğu var iken, yapılan eklemeler ile birlikte e ve f bentlerinde belirtilen MERSİS numarası ve T.C. Kimlik numarası yazılması zorunluluğu getirilmiştir.

 

II. ÜÇÜNCÜ MADDEDE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

 Çek Kanunu’ nun 3 üncü maddesinin altıncı fıkrasında yer alan “Cumhuriyet Başsavcılığına talepte” ibaresi “icra mahkemesine şikâyette” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki eklemeler yapılmıştır.

“(10) Lehine karekodlu çek düzenlenen lehdar, teslim aldığı çeki Türk Ticaret Kanununun 780 inci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen sisteme kaydeder. Karekodlu çekin sisteme kaydedildiği tarihten sonra çek düzenleyen tüzel kişinin temsilcilerinde meydana gelen değişiklikler, çek hesabı sahibi tüzel kişinin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.”
İş bu değişiklikten önce, çekin karşılıksız çıkması durumunda hamil, karşılıksız işlemi yapılmış olan çekin bir fotokopisini kullanarak Cumhuriyet Başsavcılığına talepte bulunabilmekteyken söz konusu değişiklik ile çekin karşılıksız çıkması durumunda karşılıksız çek mağdurları şikâyetlerini icra mahkemelerine yöneltmelidir.

Ancak  söz konusu kanunda yapılan diğer tüm değişiklikler 09.08.2016 tarihinde Resmi Gazete’ de yayınlanarak yürürlüğe girmişken, bu maddede yapılan değişiklikler 31.12.2017 tarihinde yürürlüğe girecektir.

III. BEŞİNCİ MADDEDE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

Çek Kanunu’ nun 5 inci maddesinin başlığı “Ceza sorumluluğu, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı” şeklinde değiştirilmiştir.

Birinci, sekizinci ve onuncu fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

 “(1) Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak “karşılıksızdır” işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak,binbeşyüz güne kadar adli para cezasına hükmolunur. Ancak, hükmedilecek adli para cezası; çek bedelinin karşılıksız kalan miktarı, çekin üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanuna göre ticari işlerde temerrüt faizi oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile takip ve yargılama gideri toplamından az olamaz. Mahkeme ayrıca, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına; bu yasağın bulunması hâlinde, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının devamına hükmeder. Yargılama sırasında da resen mahkeme tarafından koruma tedbiri olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına karar verilir. Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı, çek hesabı sahibi gerçek veya tüzel kişi, bu tüzel kişi adına çek keşide edenler ve karşılıksız çekin bir sermaye şirketi adına düzenlenmesi durumunda ayrıca yönetim organı ile ticaret siciline tescil edilen şirket yetkilileri hakkında uygulanır. Koruma tedbiri olarak verilen çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararlarına karşı yapılan itirazlar bakımından 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 353 üncü maddesinin birinci fıkrası hükmü uygulanır. Bu suçtan dolayı açılan davalar icra mahkemesinde görülür ve İcra ve İflas Kanununun 347, 349, 350, 351, 352 ve 353 üncü maddelerinde düzenlenen yargılama usulüne ilişkin hükümler uygulanır. Bu davalar çekin tahsil için bankaya ibraz edildiği veya çek hesabının açıldığı banka şubesinin bulunduğu yer ya da hesap sahibinin yahut şikâyetçinin yerleşim yeri mahkemesinde görülür.”

“(8) Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararına ilişkin bilgiler, güvenli elektronik imza ile imzalandıktan sonra, Adalet Bakanlığı Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla MERSİS ile Risk Merkezine elektronik ortamda bildirilir. Hakkında çek hesabı açma yasağı kararı verilen kişiler, Risk Merkezi tarafından bankalara bildirilir. Bu bildirimler ile bankalara yapılacak duyurulara ilişkin esas ve usuller, Adalet Bakanlığının uygun görüşü alınarak Risk Merkezi tarafından belirlenir.”

“(10) Birinci fıkrada tanımlanan suç nedeniyle, ön ödeme, uzlaşma ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümler uygulanmaz.”

 

İkinci ve dokuzuncu fıkraları aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.

“(2) Birinci fıkra hükmüne göre çek karşılığını ilgili banka hesabında bulundurmakla yükümlü olan kişi, çek hesabı sahibidir. Çek hesabı sahibinin tüzel kişi olması hâlinde, bu tüzel kişinin mali işlerini yürütmekle görevlendirilen yönetim organının üyesi, böyle bir belirleme yapılmamışsa yönetim organını oluşturan gerçek kişi veya kişiler, çek karşılığını ilgili banka hesabında bulundurmakla yükümlüdür. Birinci fıkra uyarınca hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilenler, yasaklılıkları süresince sermaye şirketlerinin yönetim organlarında görev alamazlar. Ancak, hakkında yasaklama kararı verilenlerin mevcut organ üyelikleri görev sürelerinin sonuna kadar devam eder.”

“(9) Karşılıksız kalan bir çekle ilgili olarak yapılan yargılama neticesinde mahkeme tarafından beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın düşmesi veya davanın reddine karar verilmesi hâlinde, aynı kararda, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının kaldırılmasına karar verilir. Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının kaldırılmasına ilişkin kararların kesinleşmesi üzerine, bu kararlar, MERSİS ile Risk Merkezine sekizinci fıkradaki usullere göre bildirilir ve ilan olunur.”

 

Üçüncü fıkrasında yer alan “sorumluluk ile idarî yaptırım sorumluluğu” ibaresi “ve cezai sorumluluk” şeklinde değiştirilmiştir.

Maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“(11) Birinci fıkra uyarınca verilen adli para cezalarının ödenmemesi durumunda, bu ceza, 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan kamuya yararlı bir işte çalıştırma kararı verilmeksizin doğrudan hapis cezasına çevrilir.”
Çek Kanunu’ nun 5. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte keşide ettiği çeke karşılıksız çek işlemi yapılan keşideci hakkında adli para cezasına hükmedilmesi hukuk sistemimize tekrar getirilmiştir. Bu düzenleme ile birlikte karşılıksız çek işlemi yapılan keşideciler hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı da verilebilmektedir. Bu kişilerin; ön ödeme, uzlaşma, hükmün açıklanmasının geriye bırakılması maddelerinden yararlanması mümkün değildir. Öte yandan, haklarında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı getirilen kişiler, sermaye şirketlerinin yönetim organlarında görev alamazlar.

 

IV.ALTINCI MADDEDE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

 5941 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Etkin pişmanlık ve çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının kaldırılması

 MADDE 6 – (1) Karşılıksız kalan çek bedelinin, çekin üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanuna göre ticarî işlerde temerrüt faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte tamamen ödeyen kişi hakkında,

a)      Yargılama aşamasında mahkeme tarafından davanın düşmesine,

b)      Mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra mahkeme tarafından hükmün bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına,

karar verilir. Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının kaldırıldığı, MERSİS ile Risk Merkezine 5 inci maddenin sekizinci fıkrasındaki usullere göre bildirilir ve ilan olunur.

(2) Şikâyetten vazgeçme hâlinde de birinci fıkra hükmü uygulanır.

(3) Kişi, mahkûm olduğu cezanın tamamen infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl ve her halde yasağın konulduğu tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, hükmü veren mahkemeden çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının kaldırılmasını isteyebilir; mahkemenin vereceği karara itiraz edebilir. Bu itiraz bakımından İcra ve İflas Kanununun 353 üncü maddesinin birinci fıkrası hükmü uygulanır. Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının kaldırılmasına ilişkin karar kesinleştiğinde, yasağın kaldırıldığı, MERSİS ile Risk Merkezine 5 inci maddenin sekizinci fıkrasındaki usullere göre bildirilir ve ilan olunur.”
Şeklinde düzenlenen madde bağlamında karşılıksız çıkan çek bedelini tüm fer’ileriyle birlikte ödeyen kişi hakkında açılan davanın düşmesi, verilen mahkumiyet kararının bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına karar verilir.